Şirket Ortaklığından Çıkmada Haklı Sebep Olarak Kabul Edilen Hallere Örnekler
Ticari Hukuk kapsamında şirket ortaklığından çıkma eyleminde açılan davalarda bazı koşullar söz konusudur. Ülkemiz Ticari hukuk...
1. Uyuşmazlığın Niteliği ve İlgili Yasal Çerçeve
Alacaklı tarafından ihtiyati haciz kararı alınarak teminat yatırılmış, borçlunun malvarlığına ihtiyati haciz tatbik edilmiştir. Borçlu, ihtiyati hacze itiraz etmiş; eş zamanlı olarak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 266. maddesi uyarınca dosya borcu tutarında teminat mektubu sunarak haczi teminata dönüştürmüştür. Esas takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali davası açılmış ve yargılama derdest bulunmaktadır. Bu süreçte ihtiyati hacze yapılan itiraz mahkemece reddedilmiş, istinaf kanun yolu incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Uyuşmazlık, ihtiyati hacze itiraz sürecinin kesinleşmesiyle birlikte esas itirazın iptali davası devam ederken alacaklının kendi yatırdığı teminatı geri alıp alamayacağı noktasında toplanmaktadır.
2. Normatif Dayanaklar
A. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu Hükümleri
İhtiyati hacizde teminat (Madde 259):
"İhtiyati haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur.
Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz.
Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder.
Tazminat davası ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür."
İhtiyati haczi tamamlayan merasim (Madde 264):
"Dava açılmadan veya icra takibine başlanmadan evvel ihtiyati haciz yaptırmış olan alacaklı; haczin tatbikinden, haciz gıyabında yapılmışsa haciz tutanağının kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ya takip talebinde (Haciz veya iflas) bulunmaya veya dava açmaya mecburdur.
İcra takibinde, borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemeye veya mahkemede dava açmaya mecburdur. İcra mahkemesi, itirazın kaldırılması talebini reddederse alacaklının kararın tefhim veya tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dava açması lazımdır.
İhtiyatî haciz, alacak davasının mahkemede görüldüğü sırada konulmuş veya alacaklı birinci fıkraya göre mahkemede dava açmış ise, esas hakkında verilecek hükmün mahkemece tebliğinden itibaren bir ay içinde alacaklı takip talebinde bulunmaya mecburdur.
Alacaklı bu müddetleri geçirir veya davasından yahut takip talebinden vazgeçerse veya takip talebi kanuni müddetlerin geçmesiyle düşerse veya dava dosyası muameleden kaldırılıp da bir ay içinde dava yenilenmezse veya davasında haksız çıkarsa ihtiyati haciz hükümsüz kalır ve alakadarlar isterse lazım gelenlere bildirilir.
Borçlu müddeti içinde ödeme emrine itiraz etmez veya itirazı icra mahkemesince kesin olarak kaldırılır veya mahkemece iptal edilirse, ihtiyati haciz kendiliğinden icrai hacze inkılabeder."
İhtiyati haciz kararına itiraz ve temyiz (Madde 265):
"Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.
Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.
Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.
İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir.
İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz."
İhtiyati haczin kaldırılması (Madde 266):
"Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden istiyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer."
B. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümleri
Teminatın iadesi (Madde 89): "Teminat gösterilmesini gerektiren sebep ortadan kalktığı takdirde, ilgilinin talebi üzerine mahkeme, teminatın iadesine karar verir."
İhtiyati tedbirde teminat gösterilmesi (Madde 392/2): "Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine teminat iade edilir."
3. Mevzuatın Uyuşmazlığa Etkisi ve Değerlendirme
İhtiyati Hacze İtirazın Kesinleşmesinin Hukuki Kapsamı: İİK m. 265 kapsamındaki itiraz merasimi; kararın verildiği andaki yetki, teminat ve kanuni ihtiyati haciz koşullarına hasren yapılan bir geçici hukuki koruma denetimidir. Bu itirazın reddedilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla kesinleşmesi, yalnızca ihtiyati haciz kararının usul ve kanuna uygun verildiğini kesinleştirir; uyuşmazlığın esasına ilişkin alacak hakkının varlığını nihai olarak hükme bağlamaz.
Alacaklının Teminatının İadesi Koşulları (İİK m. 259 ve HMK m. 89): İİK m. 259 uyarınca alacaklının yatırdığı teminat, ihtiyati haczin uygulanması nedeniyle borçlunun veya üçüncü kişilerin haksız hacizden doğabilecek muhtemel zararlarını temin etmek üzere yatırılmaktadır.
Haciz fiilen tatbik edildiğinden, alacaklının haksız çıkıp çıkmadığı ve borçlunun tazminat talep hakkının doğup doğmayacağı ancak derdest bulunan itirazın iptali davasının (asıl davanın) neticesinde kesinleşecektir.
HMK m. 89 gereğince teminatın iadesi, teminat gösterilmesini gerektiren sebebin ortadan kalkması şartına bağlıdır. Asıl itirazın iptali davası sürerken teminatın güvence fonksiyonu devam ettiğinden, alacaklının bu aşamada teminatını geri alması mümkün değildir.
Borçlunun Dosyaya Sunduğu Teminat Mektubunun Hukuki Durumu: Borçlu tarafından İİK m. 266 uyarınca sunulan teminat mektubu, ihtiyaten haczedilen malların yerine ikame edilmiştir. İİK m. 264/2 gereğince derdest itirazın iptali davası devam ettiği sürece ihtiyati haciz geçerliliğini korur; dolayısıyla bu haczin yerine geçen teminat mektubu da dosya kapsamında muhafaza edilir.
Dava alacaklı lehine sonuçlanıp kesinleştiğinde ve takip kesinleştiğinde (İİK m. 264/5), ihtiyati haciz kendiliğinden icrai hacze dönüşecek ve mektup nakde çevrilerek alacak tahsil edilecektir.
4. Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Derdest Davanın Kesinleşmesi: Alacaklının teminat iade talebinde bulunabilmesi için derdest itirazın iptali davasının esastan sonuçlanarak kesinleşmesi beklenmelidir.
Haksız Haciz Tazminatı Araştırması: Hükmün kesinleşmesinin ardından mahkemeden teminatın iadesi talep edildiğinde, mahkemece borçlunun aleyhe haksız ihtiyati haciz tazminat davası açıp açmadığı (HMK m. 392/2 kıyasen ve İİK m. 259/son) incelenecek ve dava açılmamışsa teminat çözülerek iade edilecektir.
Borçlunun Teminatının Korunması: Borçlunun İİK m. 266 gereği yatırdığı teminat mektubu, dava derdest olduğu müddetçe ne borçluya iade edilebilir ne de kesinleşme öncesinde alacaklı tarafından nakde çevrilebilir; nihai hükmün kesinleşmesine kadar icra dosyasında kalması zorunludur.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Her olayın koşulları farklıdır; kendi durumunuz için bir avukata danışmanızı öneririz.
Ticari Hukuk kapsamında şirket ortaklığından çıkma eyleminde açılan davalarda bazı koşullar söz konusudur. Ülkemiz Ticari hukuk...
Reddi miras, bir kişinin ölümü sonrasında yasal veya atanmış mirasçıların, mirasçı olunan kişinin hak, alacak, borç ve yükümlül...
Tahliye taahhüdüne dayanılarak taşınmazın tahliyesinin sağlanması süreci; taahhüdün geçerlilik koşullarından başlayarak icra da...
Durumunuzu anlatın, size en uygun hukuki yolu birlikte belirleyelim.